mutfağımın bir köşesinde oluşan bir delikte fare olduğunu sandığım bir canlı yaşıyor. o delik oluşana dek mutfak kapımın içinden gelen sesin 'tahta kurdu' hayvanından geldiği konusunda herkes hemfikirdi. o hayvanın nasıl olup da o kadar çok gürültü çıkardığını bilemiyorum ama nâmı boyutunun kat be kat fazlası olan bir canlı olduğu konusunda eminim.
sürünerek yaklaşma ve karanlıkta sessiz dinleme operasyonlarımda delikteki canlıyla göz göze geldim ya da geldiğimi sandım. fare gibi geldi bana.
o deliğin çıkabileceği kadar geniş olup olmadığı konusunda da emin değilim ama o delikten çıkmasını istemediğime eminim. bu yüzden kalıcı bir çözüm düşünme seanslarım sona erene kadar yarısını kestiğim bir pet şişeyi deliğe sıkıştırdım.
- böylece gelen gürültünün periyodundan kendisi üstünde hani bir nevi deney de yapıyor gibiyim, bir yandan bankayı gözetleyen hırsız gibiyim. ne desen haklısın- :otostopçunun galaksi rehberi espirisi: -
delikten zehirli bir yiyecek sarkıtsam ve onu ölüme mi terketsem acaba? çok hunharca. kapan, bubi tuzağı vs. kurup dışarı çıkmasını beklesem ve yakaladığım hayvanı, evime delikten giren hayvanı, kapımdan kapı dışarı mı etsem? bu durumda ya kaçarsa ya da aslında dışarı çıkmadığı/çıkamadığı halde ben mutfağımda bir ilaçlı, yemli bir tuzakla günlerce acaba çıktı mı, sesi neden çıkmıyor bu gece filan gibi endişelere gark olursam.
bir canlıyı öldürmek ne kadar garip bir his. acaba korktuğumuz şeyleri mi öldürüyoruz? korktuğumuz için mi öldürüyoruz? bs'ın bahsettiği sevdiklerimizi öldürme meselesinin arkasında sevdiklerimizden korkmamız mı yatıyor? arıyı, böceği öldürürsün, çünkü korkarsın gizli gizli. (ben gerçi arı da öldüremiyorum, korkmadığımdan değil, o kadar çok korkuyorum ki öldüremiyorum bile. kaideyi bozan korkuların içinde allah korkusu, öldürmenin içinde de ölüm korkusu yatıyor galba.) - o zaman ölüm korkusu = öldürme (tanım) -
1. neden korkayım ki, korkmuyorum ben, diye mi acaba öldürmeye yanaşmıyorum.
ikincisi; korkmamalıyım, bir canlıdan niye korkmalıyım ki, onun dünyasıyla neden barışık yaşayamıyorum ki, diye mi kendime yediremiyorum?
ü3, bu fareyi aslında sevmiyorum da o yüzden mi öldürmüyorum acaba?
of bilemiyorum kafam çok karışık. nolcak ya bu hayvanın hali, rabbim?
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
0 comments:
Post a Comment