http://www.kaosgl.com/node/2062
Lazim olur;
(...) Melek Göregenli bir şey anlattı; işte üniversitesinde genç insanların yaptığı bir toplantıda, katılanlara sorulmuş; “eşcinsel evlilikleri onaylar mısın?” Bir takım insanlar el kaldırmış. Sonra bir takım tartışmalar sürdükten sonra bir kez daha sorulmuş bu sefer. Hani nasıl bir aşama kaydedildi, hani bir konuşma sonucu bakalım neler değişti? Yine aynı insanlar el kaldırmış. Bütün her şey burada çok kötü bağlanıyor. (...)
(...) Melek Göregenli bir şey anlattı; işte üniversitesinde genç insanların yaptığı bir toplantıda, katılanlara sorulmuş; “eşcinsel evlilikleri onaylar mısın?” Bir takım insanlar el kaldırmış. Sonra bir takım tartışmalar sürdükten sonra bir kez daha sorulmuş bu sefer. Hani nasıl bir aşama kaydedildi, hani bir konuşma sonucu bakalım neler değişti? Yine aynı insanlar el kaldırmış. Bütün her şey burada çok kötü bağlanıyor. (...)
(...) Bir hanım gazetecinin zamanında “canım işte eşcinselliğe bir itirazımız yok ama artık yani bilmem ney de yapmasınlar” şeklinde bir yazı yazdığını ve ben de ona yazıyla cevap verdiğimde çok şaşırdığını ve çok öfkelendiğini hatırlıyorum. Çünkü o kendisini çok yüce gönüllü, bana ve bütün eşcinsellere bir hayat alanı tanıyan bir anne gibi hissediyordu. Dolayısıyla ben de bu bana uzatmış olduğu eli huysuzca iten bir edepsiz ibneydim. (...)
Onay beklemek
(...) Açılmak insanın kendisi içindir. İnsanın kendisi gibi olanlar içindir. İnsan dünyaya açılmaz. Yani illa da gidecem de annemin onayını alacam, illa da anneme açılacam, işte onlar anlayana kadar birbirimizi yolarak geçireceğiz. Ya da ne bilim, işte gidip şurda açılacam bütün herkesin onayını alacam. Bunun için mücadele edecem. Bence açılmak bunlar değil. Açılmak öncelikle kendinle kurduğun bir ilişkidir. Ve kendin gibilerle kurduğun ilişki biçimidir.
Dolayısıyla onay beklememek, onay beklememeyi öğrenmek çok güç bir şey tabii. Bunun örneklerini Türk siyasetinde de çok görüyoruz. Onay beklemek. Hani bir ara çıkıp biz de kurucu unsurlardanız, biz de Çanakkale’de savaştık diyen Kürtler de mesela onay beklediği için numaracılık yapan Kürtlerdi. Mesela bu da bir siyaset olarak bence çok çirkin bir siyasettir. Ve kendi uğradıkları zulmü kendi elleriyle meşrulaştırma siyasetidir. Çünkü sonuç olarak o Çanakkale’de savaşmadıysan, kurucu unsur değilsen hayatın neresinde yer almayı hakkediyorsun, cevabını vermek lazım. Bu memlekette sadece Türkler ve Kürtler yaşamıyor mesela. (...)
Kimlik
Eşcinsellerin de yıllar boyunca çıkıp, biz aslında gayet de efendi, normal, düzgün insanlarız, sizin gibi yaşıyoruz ama, bütün her şeyimiz de sizin gibi, bütün duygularımız, yaşadıklarımız, dertlerimizi de sizin gibi fakat tek farkımız işte yatak eşlerimizi seçerken oluyor. E artık o kadarını da görmezden gelin. Oysa hayır böyle bir şey değil tabii ki bu. Bu bir kimliktir ve bütün kimlikler gibi biricik bir kimliktir. Ama bu kimlikte olmamız sadece bizi bir arada durmaya ve bir aile gibi olmaya yönlendirmiyor. Bunun için başka müttefikler ve hayatın başka alanlarına yönelik itirazlarımızı bir araya getirmemiz gerekiyor. Söz gelimi Ermeni sorunu üstüne fevkalade milliyetçi bir dil tutturan ya da gayet militarist bir dil tutturan Kürt sorunu üstüne bir eşcinselle ben kendimi hiç aile gibi hissetmem, hissetmek zorunda değilim. Çünkü benim onunla ortak olduğum noktanın sadece o cinsel pratik olduğuna inanır hale gelirim. Bu da beni eşcinselliğin sadece cinsel bir pratiğin adı olduğuna inandırmaya sürükler ki bunu reddediyorum. Bütün gücümle reddediyorum çünkü eşcinsellik sadece cinsel bir pratiğin adı değil.
“Eşcinsel bir entelektüelle konuştuk”
O zamandan itibaren anladım ki bu bir sirktir. Yani bir sirke insan gerekiyor ve sirkte de bir takım ucubeler gerekiyor ve sonuç olarak ne kadar akıllı laflar edersen et, ne kadar makul olursan ol, ne kadar yırtıcı olursan ol sonuç olarak sen orda bir sirk ucubesine çevrileceksin. Türkiye ve dünyanın seni görmek istediği şey budur.
* * *
Eşcinsel hareketin de Türkiye’de ve dünyanın her yerinde...
* * *
Eşcinsel hareketin de Türkiye’de ve dünyanın her yerinde...
0 comments:
Post a Comment